Yükleniyor...
Risale-i Nur
Dil

Otuzuncu Söz’ün İkinci Maksadı

Tahavvülât-ı Zerrat’a dâir

Şu âyetin hazinesinden bir zerreye işaret edecektir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَاْت۪ينَا السَّاعَةُ قُلْ بَلٰي وَ رَبّ۪ي لَتَاْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِ لَا يَعْرِبُ

عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ

Şu âyetin pek büyük hazinesinden bir miskāl zerre mikdarında, yani zerre sandukçasında olan cevheri

gösterir ve zerrenin hareket ve vazîfesinden bir nebze bahseder. Şu maksad bir “Mukaddime” ile

“Üç Nokta”dan ibârettir.

Mukaddime: Tahavvülât-ı zerrât, Nakkāş-ı Ezelî’nin kalem-i kudreti, kitâb-ı kâinâtta yazdığı âyât-ı tekvîniyenin

hengâmındaki ihtizâzâtı ve cevelânıdır.

Yoksa maddiyyûn ve tabîiyyûnların tevehhüm ettikleri gibi tesâdüf oyuncağı ve karışık, ma‘nâsız bir hareket değildir.

Çünki bütün mevcûdât gibi zerreler ve her bir zerre, mebde’-i hareketinde “Bismillâh” der. Çünki nihâyetsiz,

kuvvetinden fazla yükleri kaldırır ve buğday tanesi kadar bir çekirdeğin koca çam ağacı gibi bir yükü omzuna

alması gibi. Hem vazîfesinin hitâmında “Elhamdülillâh” der. Çünki bütün ukûlü hayrette bırakan hikmetli bir cemâl-i

san‘at, fâideli bir hüsn-ü nakış göstererek, Sâni‘-i Zülcelâl’in medâyihine bir kasîde-i medhiye gibi bir eser gösterir.

Meselâ, nar ve mısıra dikkat et.

Evet, (Hâşiye) tahavvülât-ı zerrât, âlem-i gaybdan olan her şeyin geçmiş aslında ve gelecek neslindeki intizâmâta medâr;

ve ilim ve emr-i İlâhînin bir ünvanı olan İmâm-ı Mübîn’in düstûrları ve imlâsı tahtında; ve zaman-ı hâzır ve

âlem-i şehâdetten ve teşkîl ve îcâd-ı eşyâda tasarrufa medâr ve kudret ve irâde-i İlâhiyenin bir ünvanı olan

‘Kitâb-ı Mübîn’den istinsâh ile; ve seyyâl zamanın hakî­kati ve sahîfe-i misâliyesi olan levh-i mahv ü isbatta

kelimât-ı kudreti yazmak ve çizmekten gelen harekâttır ve ma‘nîdâr ihtizâzâttır.

Hâşiye: İkinci Maksad’ın tahavvülât-ı zerrâtın ta‘rîfine dâir olan uzun cümlenin hâşiyesidir. (Arka sahîfededir.)

_________________________________