Sâniyen: Bu Lemeât’ın işâret ettiğimiz kısımları Otuz Üçüncü Söz nâmında Sözler’in âhirinde yazılmasını, nûr kahramanı Husrev’in ve Medresetü’z-Zehrâ erkânlarının re’yine havâle ediyoruz. (Hâşiye)
Umûm kardeş ve hemşîrelerime selâm ve duâ ve duâlarını istiyorum.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪ي
Saîdü’n-Nûrsî
Hâşiye: Eğer kabul etseniz, yanımdaki Lemeât sonra gönderilecek.
*
* *
(530)
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddîk Kardeşlerim,
Nûrun ehemmiyetli ve fedâkâr bir şâkirdi olan Sungur’u ve tashîh olan Lemeât ile bana lüzûmu kalmayan, satılmak için bazı eşyamı berâber size gönderdim. Onların fiyatıyla bana göndereceğiniz, İstanbul’a Nazîf tarafından ciltlenmek için gönderilen risâlelerin fiyatına hesab edilsin. Hem on beş seneden beri üstümde isti‘mâl ettiğim mübârek bir kilim ve beş seneden beri yanımda bulunan bir usturamı da berâber gönderiyorum.
Saîd
*
* *
(531)
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddîk, Kahraman (Husrev) ağabeyimiz,
Evvelen: Binler selâm eder, ellerinizden öperiz.
Sâniyen: İnebolu’da yeni harfle teksîr edilecek Târîhçe-i Hayâta “Ey ehl-i hal (Hâşiye) ve akd!” serlevhalı fıkranın da ilâvesi bildirilmişti. Hâlbuki bu fıkrayı Üstâdımız görmemiş, yanlış olmuş. Bu fıkra ilâve edilmeyecektir. Sungur kardeşimizin Doğu Mecmûası’na göndermek üzere yazdığı şu fıkra, Târîhçe-i Hayât’ın âhirinde münâsib gördüğünüz bir yerine ilâve edilecektir. O da şudur:
Ehl-i îmândan bütün gelenler, mâzîye gidenlere mağfiret duâlarıyla ve hasenâtlarını onların rûhlarına bağışlamalarıyla yardımlarına binâen, Denizli Mahkemesi’nde demiştim: “Mahkeme-i Kübrâ’da milyarlar ehl-i îmândan da‘vâcılar tarafından, Kur’ân hakîkatlerine hizmet eden nûr talebelerini mahkûm ve perişan etmek isteyenlerden ve sizlerden sorulsa ki, Serbestiyet Kanunu’yla dinsizlerin, komünistlerin neşriyâtlarına ve anarşiliği yetiştiren
Hâşiye: Hem bu fıkra Afyon müdâfaasının âhirinde neşredilmiş.