Yükleniyor...
Risale-i Nur
Dil

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ

Risâle-i Nûr hakkında yazılan bu hakîkatli ve uzun mektubu yazan merhum Hasan Feyzî kardeşimiz, aynen şehîd merhum Hâfız Ali misillü, bir mektubunda dediği gibi “Dahi nezrim bu ki, canım sana kurban olacak!” dediğini tasdîken, üstâdına bedel şehîd olup, şehîd kardeşi büyük Hâfız Ali’nin yanına gitmiş. Bu zât-ı zülcenâheyn, ehl-i kalb ve gayet yüksek bir ehl-i ilim ve hakîkat, otuz sene muallimlik perdesi altında îmâna hizmet etmiş ve on seneden beri Risâle-i Nûr’u elde edip, gizli, perde altında çalışmış, sonra da iki sene zarfında doğrudan doğruya Risâle-i Nûr’un yüksek hakîkatlerini ve kemâlâtını çekinmeyerek ruh u canıyla herkese i‘lân etmiştir. Cenâb-ı Hakk, Risâle-i Nûr’un her bir harfine mukābil, onun ruhuna ve âlem-i berzahtaki nûrcu arkadaşlarının ruhlarına binler rahmet eylesin. Âmîn. Âmîn. Âmîn. Saîdü’n-Nûrsî

Mekteb-i fünûnda ve ulûm-u İslâmiyede gayet müdakkik ve kıdemli muallimlerden Hasan Feyzî’nin ehemmiyetli ve çok uzun bir mektubudur. Fakat bir kısmı tayyedildi. Neşrine lüzûm görülmedi.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ وَ اِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓئُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰي نُورٍ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ âyeti, on vecihle Risâle-i Nûr’a işaret ettiği için, biz dahi onu şöyle ta‘rîf ediyoruz:

Ey Risâle-i Nûr! Senin Kur’ân-ı Kerîm’in nûrlarından ve mu‘cizelerinden geldiğine, Hakk’ın ilhâmı, Hakk’ın dili olup, onun emri ve onun izniyle yazıldığına ve yazdırıldığına, artık şekk şübhe yok. Fakat acaba senin bir mislin daha yazılmış mıdır? Türkçe olarak te’lîf ve tertîb ve tanzîm olunan müzeyyen ve mükemmel, fasîh ve belîğ nüshalarının şimdiye kadar bir eşi ve bir yoldaşı görülmüş müdür? Yüzündeki fesâhat ve özündeki belâgat