Yükleniyor...
Risale-i Nur
Dil

3- Ma‘lûm ve ma‘hûd olan şeye işaret için vaz‘ edilen ( ال ) edâtı, bütün kütüb-ü semâviyenin lisânlarında deverân eden ma‘hûd âhirete işarettir. Veyahud mezkûr delâil-i fıtriye ile akılların gözleri önünde hazır olan ve âhiret ile anılan hakîkate işarettir. 4- Mukadder bulunan neş’enin sıfatına âhiret ta‘bîri, zihinleri neş’e-i ûlâya çevirip, ondan neş’e-i uhrâya bil’intikāl, imkân yolunu göstermek için ihtiyâr edilmiştir. 5- Yakîn ile beraber tasdîki birlikte ifade eden يُؤْمِنُونَ kelimesine bedel يُوقِنُونَ ta‘bîri, haşir mes’elesi, şekk ve şübhelere bir mahşer ve bir mecma‘ olduğu için, tasdîkten fazla, îkān ve yakîn daha ehemmiyetli olduğuna işarettir. Veya ehl-i kitâbın iddiâ ettikleri îmân, yakînden hâlî olduğundan, onların îmânı, îmân olmadığına işarettir.

اُولٰٓئِكَ عَلٰي هُدًي مِنْ رَبِّهِمْ Bu cümledeki nüktelere işaret eden me’hazler şunlardır: 1- Evvelki cümle ile bu cümlenin nazmı 2- اُولٰٓئِكَ ile işâret-i hissiye 3- اُولٰٓئِكَ ’deki uzaklık 4- ( عَلٰي )’daki ulviyet 5- ( هُدًي )’deki tenkîr 6- ( مِنْ ) 7- ( رَبِّهِمْ )’deki terbiyeden ibâret “Yedi Me’haz”dir.

Birinci Me'haz: Bu cümleyi mâkabliyle bağlayan münâ­sebetlerdir. Birinci münâsebet: Bu cümle mâkablinden neş’et eden “Üç Suâle” cevabdır.

Birincisi: Hidâyetten neş’et eden o güzel vasıfları lâbis olarak hidâyet tahtı üstünde oturan o şahısları görmek isteyen sâile cevabdır.

İkincisi: “O adamların hidâyete istihkāk ve ihtisâsları nedendir?” diye suâl eden sâmia cevabdır. Yani illet ve sebeb اُولٰٓئِكَ ile işaret edilen vasıflardır. Suâl: Sâbıkan mezkûr vasıfların tafsîlen zikirlerini اُولٰٓئِكَ kelimesindeki icmâl, daha vâzıh bir surette sebebi gösteriyor? Elcevab: İcmâl, bazen tafsîlden daha vâzıh olur. Bilhassa matlûb,birkaç şeyden mürekkeb olduğu zaman, sâmiin gabâveti veya nisyânı dolayısıyla, o mürekkebin eczâsını mezc etmekle sebebi çıkarmak müşkil olur.